Rahatına çok düşkün bu ya :)
Evet rahatına o kadar düşkün ki koltuk ya da battaniye gibi rahat ve yumuşak olmayan yerde uyuyor geceleri. Şimdilik ufak olduğu için pek karışmıyoruz. Onu yanlız bıraktığımız birgün beyfendi sinirlenip(!) yatağının tabanını parçalamış. Hatasını da biliyor! Biz eve gelince hemen yerine gidip suçlu suçlu bakmaya başladı şerefsiz :) Şimdi cezalı yatağının tabanını almadık ;) Ancak insan gene de kıyamıyor. Sizi öyle çok seviyor ve benimsiyor ki; bunu her fırsatta size göstermek için elinden geleni yapıyor.
Ama söz dinlemeye başladı iyice :) Çok akıllı ya :) "Yerine" diyoruz (ona ait yatağı var) önce bir iki adım atıp sonra geri dönmeye kalkıyor. Tekrardan biraz daha sesli "yerine" diyoruz bu sefer biraz daha yatağına yaklaşıyor ama gene bize "kalayım" gibisinden bakıyor. En sonunda kararlı bir şekilde yerine gitmesini söylüyoruz ve gidiyor. Aslında en baştan biliyor gitmesi gerektiğini ama blog adınan da belli tam bir sevgi pıtırcığı. illa ki dibimizde uyuyacak. Artık geceleri alt katta yatıyor ama biz uyandıktan sonra tüm gün dibimizde :)
Birde artık çişi geldiği zaman ya da yemek zamanı gelince bizi elimizden tutup kapıya ya da yemek kabının yanına götürüyor. Oyun oynamak isteyince ağzında oyuncağı karşınızda sizi bekliyor :)
Oyun oynarken bizim "hayır" dediklerimizi inadına yapıyor ki onu kovalayalım :) Mesela elimizi ısırır gibi yapıyor ya da paçamızı çekiştiriyor, biz de "hayır" deyip üstüne gidince başlıyor kaçmaya :)
Ama söz dinlemeye başladı iyice :) Çok akıllı ya :) "Yerine" diyoruz (ona ait yatağı var) önce bir iki adım atıp sonra geri dönmeye kalkıyor. Tekrardan biraz daha sesli "yerine" diyoruz bu sefer biraz daha yatağına yaklaşıyor ama gene bize "kalayım" gibisinden bakıyor. En sonunda kararlı bir şekilde yerine gitmesini söylüyoruz ve gidiyor. Aslında en baştan biliyor gitmesi gerektiğini ama blog adınan da belli tam bir sevgi pıtırcığı. illa ki dibimizde uyuyacak. Artık geceleri alt katta yatıyor ama biz uyandıktan sonra tüm gün dibimizde :)
Birde artık çişi geldiği zaman ya da yemek zamanı gelince bizi elimizden tutup kapıya ya da yemek kabının yanına götürüyor. Oyun oynamak isteyince ağzında oyuncağı karşınızda sizi bekliyor :)
Oyun oynarken bizim "hayır" dediklerimizi inadına yapıyor ki onu kovalayalım :) Mesela elimizi ısırır gibi yapıyor ya da paçamızı çekiştiriyor, biz de "hayır" deyip üstüne gidince başlıyor kaçmaya :)

